Ev / Yazarın Günlüğü / Makaleler / TÜRK EĞİTİM SİSTEMİ VE OKUL YÖNETİMİ

TÜRK EĞİTİM SİSTEMİ VE OKUL YÖNETİMİ

Eğitim nedir sorusu ile başlayabiliriz. Davranış değişikliği yaratma gücü diyebiliriz. Eğitim sistemi yine değişti dediğimizde aklımıza gelen 2-3 şey var. Sınav sistemi, ders programı, not sistemi. Türk eğitim sistemi en başından beri seçkinci eğitimi model olarak benimsedi. Yaşı 30 üzeri olanlar çok iyi hatırlarlar. Eskiden anadolu lisesi, fen lisesi vardı ve bu okulların sayısı azdı. 

Benim çocukluğumda ilkokul 5 yıl, ortaokul 3 yıl, lise 3 yıl olarak ayrılırdı. O yıllarda şimdiki kadar olanaklar yokken bizler okumak için çok uğraşırdık. Okula gitmek için sabahın erken saatinde yola düşerdik. Ortaokulu ve liseyi okumak için köyden uzakta bulunan ilçeye köy dolmuşları ile giderdik. Köy dolmuşları aylık ücret dahilinde taşıma yapar ve bu parayı her aile kendisi öderdi. Şimdi bakıyoruz taşımalı eğitim var. Taşıma ücretini devlet ödüyor, öğle yemeğini devlet karşılıyor ve hala daha memnun olmayan insanlar hala daha memnun olmayan öğrenciler var maalesef. 

Bizim yıllarımızda yani 80’li yıllarda kitaplar para ile satılırdı. Kitap alabilecek para bulamazdık. Şimdi ise kitaplar öğrencilerin ayağına kadar geliyor. Ödev verildiğinde kütüphanelerde bulunan ansiklopedilerden faydalanmak için günlerce sıra bekler ve içinde ulaşmak için aradığımızı konuyu arar dururduk. Şimdi her şey daha kolay. Öğretmen ödev mi verdi. Yaz internete onunla ilgili bir sürü cevap önüne dökülsün. Yani hazıra kon. Hiç emek harcamadan araştırma yapmadan, okumadan bilgisayardan konuyu indir ve ders yaptım diye sevin.  Ne dersi yaptın. Okuma zahmetinde bile bulunmadın. Okumadan derslerini yapan bir çok öğrenci derslerinde başarısızdır. Annem, babam bana hiç bir zaman ders çalış demedi. Soru soracak kimsem yoktu. Çünkü soracağı kişiler zaten okuma yazma bilmiyorlardı. Kendi kendimize okuduk. Ama o eski öğretmenler elleri öpülesi öğretmenler. Anne babamız bizi okula teslim ederken ilk söyledikleri şey şuydu. Öğretmen, çocuğumun eti senin kemiği benim sözüydü. 

Bence eğitim sistemi ile oynayıp durmaktan vazgeçilmelidir. Dön eski sisteme bak herşey nasıl düzeliyor. Ama eskiye dönünce eski öğretmenlere verilen değeri, saygıyı da öğretmenlere vermek gerekiyor. Öğrenci öğretmenine saygı gösterecek. Öğrenci öğretmenini dövmeye kalkmayacak. Aileler çocuklarını terbiyesizliğe alıştırmayacak bak eğitim sistemi nasıl düzeliyor. 

Eğitim şartları eğitim düzeyi hızla değişti. Günümüz şartlarında artık liseyi bitiren bir insana  cahil gözü ile bakılıyor. Her çocuğun mutlaka en az 4 yıllık bir lisansı bitirmesi gerekiyor. Eğitim sisteminde Üniversitelerde de sistem değişikliği olması gerekir. Her yer işsiz dolan Üniversite mezunu ile dolmaya başladı. Ya herkes direk istediği üniversiteye gitsin yada daha seçici olunsun ki eğitim seviyesi de artsın. 

Eğitim nedir sorusu ile başlayabiliriz. Davranış değişikliği yaratma gücü diyebiliriz. Eğitim sistemi yine değişti dediğimizde aklımıza gelen 2-3 şey var. Sınav sistemi, ders programı, not sistemi. Türk eğitim sistemi en başından beri seçkinci eğitimi model olarak benimsedi. Yaşı 30 üzeri olanlar çok iyi hatırlarlar. Eskiden anadolu lisesi, fen lisesi vardı ve bu okulların sayısı azdı. 

Benim çocukluğumda ilkokul 5 yıl, ortaokul 3 yıl, lise 3 yıl olarak ayrılırdı. O yıllarda şimdiki kadar olanaklar yokken bizler okumak için çok uğraşırdık. Okula gitmek için sabahın erken saatinde yola düşerdik. Ortaokulu ve liseyi okumak için köyden uzakta bulunan ilçeye köy dolmuşları ile giderdik. Köy dolmuşları aylık ücret dahilinde taşıma yapar ve bu parayı her aile kendisi öderdi. Şimdi bakıyoruz taşımalı eğitim var. Taşıma ücretini devlet ödüyor, öğle yemeğini devlet karşılıyor ve hala daha memnun olmayan insanlar hala daha memnun olmayan öğrenciler var maalesef. 

Bizim yıllarımızda yani 80’li yıllarda kitaplar para ile satılırdı. Kitap alabilecek para bulamazdık. Şimdi ise kitaplar öğrencilerin ayağına kadar geliyor. Ödev verildiğinde kütüphanelerde bulunan ansiklopedilerden faydalanmak için günlerce sıra bekler ve içinde ulaşmak için aradığımızı konuyu arar dururduk. Şimdi her şey daha kolay. Öğretmen ödev mi verdi. Yaz internete onunla ilgili bir sürü cevap önüne dökülsün. Yani hazıra kon. Hiç emek harcamadan araştırma yapmadan, okumadan bilgisayardan konuyu indir ve ders yaptım diye sevin.  Ne dersi yaptın. Okuma zahmetinde bile bulunmadın. Okumadan derslerini yapan bir çok öğrenci derslerinde başarısızdır. Annem, babam bana hiç bir zaman ders çalış demedi. Soru soracak kimsem yoktu. Çünkü soracağı kişiler zaten okuma yazma bilmiyorlardı. Kendi kendimize okuduk. Ama o eski öğretmenler elleri öpülesi öğretmenler. Anne babamız bizi okula teslim ederken ilk söyledikleri şey şuydu. Öğretmen, çocuğumun eti senin kemiği benim sözüydü. 

Bence eğitim sistemi ile oynayıp durmaktan vazgeçilmelidir. Dön eski sisteme bak herşey nasıl düzeliyor. Ama eskiye dönünce eski öğretmenlere verilen değeri, saygıyı da öğretmenlere vermek gerekiyor. Öğrenci öğretmenine saygı gösterecek. Öğrenci öğretmenini dövmeye kalkmayacak. Aileler çocuklarını terbiyesizliğe alıştırmayacak bak eğitim sistemi nasıl düzeliyor. 

Eğitim şartları eğitim düzeyi hızla değişti. Günümüz şartlarında artık liseyi bitiren bir insana  cahil gözü ile bakılıyor. Her çocuğun mutlaka en az 4 yıllık bir lisansı bitirmesi gerekiyor. Eğitim sisteminde Üniversitelerde de sistem değişikliği olması gerekir. Her yer işsiz dolan Üniversite mezunu ile dolmaya başladı. Ya herkes direk istediği üniversiteye gitsin yada daha seçici olunsun ki eğitim seviyesi de artsın. 

Herkes okusun. Kimse cahil kalmasın. Ama öncelikle öğrencilere kitap okuma alışkanlığı kazandırılırsa çocuklar kötülüklerden uzak duracaklardır. 

Saygılar…

Eğitim şartları eğitim düzeyi hızla değişti. Günümüz şartlarında artık liseyi bitiren bir insana  cahil gözü ile bakılıyor. Her çocuğun mutlaka en az 4 yıllık bir lisansı bitirmesi gerekiyor. Eğitim sisteminde Üniversitelerde de sistem değişikliği olması gerekir. Her yer işsiz dolan Üniversite mezunu ile dolmaya başladı. Ya herkes direk istediği üniversiteye gitsin yada daha seçici olunsun ki eğitim seviyesi de artsın. 

Herkes okusun. Kimse cahil kalmasın. Ama öncelikle öğrencilere kitap okuma alışkanlığı kazandırılırsa çocuklar kötülüklerden uzak duracaklardır. 

Saygılar…

hakkında GeeWeZe

İlgini Cekebilir

Kişisel Gelişim

İnsan her yer de öncelikle insandır. İyi güzel ve faydalı işler yaptığımızda ödüllendirmek isteriz. Ödülün niteliği ne olursa olsun kendimizi seçkin hissettirdiği için kendimizi değerli hissetmekte insan özelliğinin bir görüntüsüdür. İşverenlerin bu konuyu saygı ile karşılaması gerekmektedir. İş gücü fazla olan işletmelerde çalışanların adam yerine konulmaması olduğu itiraf edilmektedir.

Bir yorum

  1. MuratErdem19

    Kesinlikle haklısınız şimdilerde çok farklı bir eğitim adına eğitim bile denmemeli bence ama maalesef böyle

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir