Kadınlar 7 Adet Evde Para Kazanma Yöntemi

Bayanlar için evde iş imkanı olarak sizlere sunabileceğim 7 adet fikrim var.hazır mısınız hanımlar? İlk olarak el işlerinize güveniyorsanız ve ben bu işlerde her türlü işe varım diyorsanız size kaçıramıyacağınız bir fikir sunuyorum.Evinizden oturarak maket lambalar,maket saatler ve çocuklar için oyuncaklar hazırlayabilirsiniz.Evet yanlış duymadınız pek çok insan bu imkanı duymasada gerçekten ciddi paralar kazanabileceğiniz bir iş.Bir diğer işimize geçelim mi ne dersiniz? Evet 2.işimiz ise ev yemekleri.Benim el işim kadar yemeklerimde muazzamdır diyorsanız tam size göre bir fikrim var.Evinizden sarmalar sarıp tatlılar yaparak para kazanabilir misiniz?Tabikide evet.Ek iş olarak değil tamamen kendi işiniz olarak görebilirsiniz.Sosyal medya bu iş için bire bir imkandır.Sarmamızı sardık,tatlılarımızı yaptık,böreklerimizi fırından çıkarttık güzelce sunuma hazır hale getirdik.Peki ya şimdi ne yapacağım diyorsanız bundan sonrasını kesinlikle dikkatli okuyun.Herhangi bir sosyal mecrada güzel bir şekilde yemeklerimizi paylaşıyoruz ve müşterilerimizi bekliyoruz.İnanın avantajlı tarafını göreceksiniz.Geçelim 3.işimize.. Sıradaki işimiz yaz sezonlarının vazgeçilmezi ve her sene duyduğumuz gördüğümüz düğünler,nişanlar ve kınalar için şekerler hazırlayabilirsiniz.Bunun için tek lazım olacak aletimiz hazır süslü kutular olacaktır.Maliyeti çok düşüktür merak etmeyin.Daha sonra hazırladığımız şekerleri satılacak hale getiriyoruz ve hazır kutularla beraber satışa çıkartıyoruz.Sırada 4.işimiz var. Evinizde bulunan “ben bunu giymiyorum atayım çöpe gitsin”dediğiniz eşyalar eminim vardır.İşte o eşyaları belkide başkaları her gün aratıyor?Evet yanlış duymadınız eski diye kenara attıklarınızı her gün aratabiliyorlar.Tek yapmanız gereken satacağımız ürünün fotoğrafını alıp sosyal mecrada paylaşmak olacaktır.Kesinlikle geri dönüş yapılacaktır.Geçelim 5.işimize.Bildiğiniz gibi hanımların vazgeçilmezi olan tek bir şey vardır.Peki ya nedir?Tabikide el örgü işleri. Patik,yelek,battaniye vb eşyaları örerek kazancınızı çok büyük avantajlarla katlıyabilirsiniz.Bunun için önceden de dediğim gibi el işinizin burada devreye girmesi gerekiyor.İsterseniz önceden sipariş alarak örmeye başlıyabilirsiniz isterseniz yaptıktan sonra satışa sunabilirsiniz.Buyrun 6. işimiz.Bakıcı olmaya ne dersiniz? Annelik iç güdüsüyle size teslim edilen çocuklara/bebeklere bakabilirsiniz.Belli bir saat içerisinde size teslim edilir ve baktığınız her günün ücretini alabilirsiniz.Sırada 7.işimiz var.Alışveriş benim yaşam tarzım onsuz yaşıyamam mı diyorsunuz?Peki öyleyse alışveriş merakınızı bir işe dönüştürmeye ne dersiniz?Getirdiğiniz sıfır eşyaları (T-shirt-Kazak-Yelek) internet üzerinden satarak güzel paralar kazanabilirsiniz. 

Ev Hanımları Evde Nasıl Para Kazanabilir ?

Evlerimizde el yetenekleriniz ve ya klavyedeki yetenekleriniz sayesinde ev hanımlarının para kazanması mümkün. Hele şu karantina döneminde iken altındeğerinde olan bilgiler sizlerle. 

  Ev hanımlarımızın gerek orfi gerek ise başka sebeplerden çalışması yanlış düşünülmektedir. Okuduğunuz bu metinde bayanların evlerinden bir adım bile çıkmayarak yapabileceği işlerden bahsedeceğiz.

 Bayanlar kendi evlerinde çocuk bakarak hem kaliteli vakit geçirebilir hem de böyle eğlenceli bir iş sayesinde çok güzel paralar kazanabilirler.Çalışan aile fertleri çocuklarını bırakabileceği hatta bıraktıkları yere para ödemeyi tercih ediyorlar.Çocuklarla vakit geçirmeyi seven ve onları her haliyle kabul edebilen hanımlar bu işi yapabilirler.Bu iş sayesinde saati 8-10 tlden güzel paralar kazanabilirler.

 Bayanlar kendi evlerinde,kendi mutfaklarında yemek yaparak para kazanabilirler. Ev yemeği hasreti çeken o kadar insan var iken bunları çok fahiş fiyatlara satan yerlerden yemek yemeği tercih etmezler.Kek,börek,pasta,ve ev yemeği sayılabilecek herşeyi kendi evinizde yapıp satabilirsiniz.Böylelikle hem evde vaktinizi boş geçirmez hem de kolay yoldan para kazanabilirsiniz.Yemeklerin fiyatını ve gramajını siz belirlersiniz.Aylık kazanacağınız miktarı yapacağınız mesaiye göre belirlersiniz.

 Süs eşyası ve takı yaparak çok fazla müşteriye çok fazla hizmet sunmuş olursunuz.Bu iş sayesinde düzenli bir iş hatta sağlam bir iş ekibi yapabilirsiniz.Sizlere düğün,kına,sünnet,mevlüt,doğum günü gibi organizasyonlardan teklifler gelir ve sizde bu takı ve süs eşyalarını yüklü bir miktarda yaparak yüksek kazanç elde edebilirsiniz.Anlaştığınız firmalar size bütün eşyaları gönderir ve siz evinizde herşeyi hazırlarsınız daha sonra hazırlamış olduğunuz süs eşyaları ve takıları tanesi 0.50 kuruş ya da 1 tl arası satışa sunarsınız.Sizlerden bu ürünleri toplu alacaklarından minimum 250-300 tane sipariş alırlar ve böylelikle yüksek kazanç elde edersiniz.Tabiki çevrenize de ve sosyal medya aracılığıyla bu ürünleri daha hızlı satmanız mümkün.

 Katalog satışları sayesinde bayanlar evlerinde ve yahutta kendi semtlerinde yüksek gelirler elde edebilirler.Firmaların ya da markaların sizlere verdikleri katalogları çevrenize tanıtmanız ve ya ürünleri alıp kendiniz üzerine komisyon koyup satmanız sizlere büyük kazançlar elde ettirir.Aldığınız bir kataloktaki ürünleri sosyal medya ya da çevrenizdeki insanlara tanıttırıp o üründen almasını sağlarsanız bundan belli bir komüsyon alırsınız.Bu yöntem ile aylık 3000-4000 tl arası para kazanabilirsiniz

Telefonlar Günlük Hayatta Ne İşe Yarar ?

Merhaba arkadaşlar, makalemin konusu telefonların hayati önemi günlük hayatımızda ne işe yarar. Telefonlar her kesinde bildiği çok basit bir şekilde anlatılırsa iletişim, haber, vakit öldürmek vb. işler için kullanılır, ama telefonlar düşündüğümüz gibi sadece bi işlere değil bir çok şeyede yara. Bunu açmak gerekirse bu işi yapanlara beyaz şapkalı hacer veya siyah şapkalı hacerlar isimlerindende anlicağinız gibi beyazlar iyi olanlar siyahlar ise kötü olanlar bunlar bu telefonları çok farlı görüyorlar. Bunlar insanları kkişisel bilgilerine ulaşa bilmek için, onlarla ilgi merak ettiklerini detaylı bir şekilde öğrenmek için gibi aklınıza gelip gelemicek her herşeyi sadece o elinizde tuttuğunuz telefonlarla yapa bilirler bundan dolayı telefonları sadece basit bir araç olarak görmeyin aksine bu telefonları daha çok insanların bir çok özel bilgilerinize kolayca erişe bilecekleri dahada açıp örnek vericek olursan telefonunuzun kamerasından istedikleri zaman ulaşıp sizi izleye bilir, sizin konumunuzu görebilir, sizi dinleye bilir, hatta banka hesaplarınıza girip sizlerin hesabınızdaki paralarınızı kendi hesabına aktara bilirler.Bunları yaparken sizin ruhunuz bile duymaz. Sizlere önerim telefon bilgilerinizi kimseye vermemeniz ver wifi’ye bağlanmamanız. Wifi ne alaka diceksin lafı çok uzatmadan açıklıyayım. Şimdi siz wifi’ye bağlandığınız zaman o wifi’nin sahibi sizin MAC, IP vb. Bilgilerini göre bilir bu bilgiler her telefonda değişik rakam ve harf dizelerinden oluşur bunlar her telefonda farklıdır aynı parmak izlerimiz gibi her telefonda hatta her cihazda farklıdır. Bunlar sayesinde sizin telefonunuza sızıp sizin bilgilerinizi rahatça kopyalayıp sizin telefonunuza rahatça erişebilir ve sizin sosyal medya hesaplarınızı, kimlik bilgileriniz, galerinizdeki video ve fotoğrafları hatta silinmniş verilerinize dahi ulaşabilirler. Bunlar tabikide hiç kimsenin hoşuna gitmez ve bunları yaparken sizin ruhunuz bile duymaz bundan dolayı telefonlarınıza çok dikkat edin. Bu işler farklı şekildede ulaşa bilirler bunların başka bi yolu size farklı sebepler sunarak size bir link göndeririler ve sizden bu linke girmenizi isterler yani sizi kandırırlar buna Sosyal Mühendislik denir, bu yöntemlede sizin telefon bilgilerinize ulaşırlar bundan dolayizsizlerde telefonunuza gelen her linke girmemeniz bu konuda çok dikkatli olmanınızı tavisye ederim. Makalemi okuduğunuz için sizlere teşekkür ederim.  

Karantina Günlerinde İş İmkanları Nelerdir ?

Günümüz olayı korona virüs nedeniyle bu konular popüler olmaya başladı.Gerek bazı butik çalışanları olsun bazı ev hanımları artık evlerinden siparişlerini alır oldu. En popüler işlerden biri bakıcılık. Günümüzde durumu olup yalnız olan çok insan var. Denildiği kadar kolay gözükse de bir insanı bakmak hiç kolay değil. 

   Peki sadece bakıcılık mı güzel gelir elde ettirebilir? Tabii ki hayır. Günümüzde evlerinde ev yemekleri yaparak(yaprak sarması,sigara böreği tarzı yiyecekler) çok güzel gelir elde edenler var. Tabii bunun için sosyal medya gücünüzü kullanmanız gerek. Çevrenizi genişletmeniz gerekli.Günümüzde böyle yaparak kızının üniversite masraflarını ödeyen,başka çovuklara yardım eden hayırsever insanlarımız mevcut. Gelelim diğer bir iş fikrine, nedir bu iş diyenleri duyar gibiyim. Popüler olmayan ama oldukça para kazanabileceğiniz, günümüz teknolojisiyle uyumlu hikaye seslendiriciliği. Şaşırdığınızı duyar gibiyim.. Evet hikaye seslendirmesi günümüzde yavaş yavaş popülarite kazammaya başladı. Online hikayeleri seslendirebilir para kazanabilirsiniz. 
 

 Gelelim hem kurumlar tarafından hem de bireysel olarak evinizde yapabileceğiniz işlere. Nedir bu işler? Evet artık İŞKUR gibi kurumlar kadın vatandaşlarımıza evde yapabilecekleri iş imkanları sundu. Evde toka kutulama, mandal montajı kulak çubuğu ambalajlama, poşet katlama, cetvel seti hazırlama, küpe arkası takma, takı tasarımı, tırnak kutulama, gömlek yakası dikme, peçete halkası yapma, gibi işleri yapabilecekler. Bireysel olarak yapabileceğikleri işler ise annemin eski işi terzicilik. Bu konuda da sosyal medya gücünüzü güzel kullanmanız gerek. Böylelikle çok güzel gelirler elde edebilir bu işi artık butik haline getirebilirsiniz. Böylelikle karınıza kar katmış olursunuz. Son olarak ise pek yaygın olmayan ama düzenli olarak para kazanabileceğiniz güzellik serumu. Evet yanlış duymadınız güzellik serumu. Günümüzde kadınların dış görünüşü çok önemli bir rol almaya başladı. Bu yüzden düzenli bir şekilde yapılırsa harika gelirler elde edilebilir. Konuyu bağlayacak olursak her işi yaparken sosyal medya gününü kullanmak gerek. Artık hayatımızın büyük bir bölümünü sosyal medyada harcar olduk. Korona sürecinde ise yazdıklarımı fırsata çevirip hem çok güzel gelirler elde edersiniz hem de çocuklarınızla,ailenizle uzun süre vakit geçirebilirsiniz. 

Akıllı Telefon Ne İşe Yarar?

Akıllı Telefon Ne İşe Yarar?

Çağımız teknoloji çağı. İçinde yaşadığımız dünya tekonoloji açısından her geçen gün büyüyüp, gelişmekte. Her ne kadar zararlı yanları olduğu söylense de 21. yüzyılda akıllı telefonların hayatımızdaki yeri çok büyük. Öyle ki dünyadaki birçok insan bir akıllı telefon edinmiş durumda. Hal böyle olunca ”acaba akıllı telefonlar gerçekten ne işe yarıyor?” diye düşünmeden edemiyoruz. Aslında hemen hemen hergün elimizde olan bu ”akıllı” cihazlar sandığımız kadar zararlı şeyler değiller. Evet birçok insan akıllı telefonların insanları yönettiğini, hatta gelecekte bu yapay zeka örneklerinin insanların yerine geçeceğini bile söylemekte. Ancak duruma bir de iyimser açıdan bakılmalı. Önceden insanların bankalarda, marketlerde saatlerini kaybetmelerine neden olan işlerini akıllı telefonun getirdiği yenilikçi uygulamalar ile kolaylıkla halledebiliyoruz. Örneğin; bir banka işlemi yapmak, bir hesaptan diğerine para transferi gerçekleştirmek önceleri çok uzun işlemlerdi. Ancak şu an akıllı telefonlar sayesinde bu işlemler 5 dakikalık bir işlem haline geldi. Yine aynı şekilde markete gitmek ve alışveriş yapma işlemi akıllı telefonlar sayesinde birkaç dokunuşla halledilebilecek seviyeye gelmiş durumda. Uygulamaya giriliyor, istenen ürünler sepete ekleniyor ve 1 saat içinde kapınıza kadar geliyor. Bir kıyafet beğendiğinizi varsayalım. Teknoloji çağından önce bir kıyafetin bedeni, rengi ve benzeri özellikleri bir mağazada yoksa ordan oraya gidip, saatlerinizi vererek beğendiğiniz ürünleri aramak zorunda kalınan zamanlara dönelim. Onca kaybedilmiş saatler, enerji ve sonunda istediğine ulaşamamış bir şekilde eve dönmek durumunda kalınması gerçekten boşa sarfedilmiş bir çabayı gözler önüne seriyor. Oysa şu an bir kıyafet beğeniyorsunuz, bedeni, rengi ve hangi mağazada ne kadar stoklanmış akıllı telefondan yapılacak birkaç tıklama ile öğrenilebiliyor. Hatta mağazaya dahi gitmeden beğendiğiniz ürünü evinize getirebiliyorsunuz. Tüm bunların yanında insanların önceden masaüstü bilgisayarlara mahkum şekilde işlerini yapması, bir mail atabilmek için saatlerce beklemesi ve oluşan aksaklıklar akıllı telefonlar sayesinde ortadan kalkıyor. Çünkü cebimizdeki bu mucizevi icat, bir bilgisayar gibi çalışabilme özelliğine sahip. Gelen mailler birkaç tıklama ile okunuyor, cevap veriliyor ve yerinizden kalkmadan işlerinizi halletmenize yardımcı oluyor. Konunun asıl mesajına gelecek olursak evet akıllı telefonlar hayatımızın büyük bir yerini kaplıyor ama unutulan birşeyi de hatırlamamız gerekiyor. Doğru kullanıldığı zaman bir düşman sıfatından çok dost sıfatına bürünen bu teknolojinin insanların hayatlarını kolaylaştırdığı, zamandan tasarruf edip her yere yetişilmesini sağlaması iyi yönlü bir gerçek haline geliyor.

Teknolojide Yeni Raunt

Neslin gelişmesi ve zamanın ilerlemesi ile teknoloji giderek hızla gelişmektedir.

Teknoloji geliştikçe insanlarla teknolojiyle beraber gelişmekte.

Teknoloji çağı en önemli çağlardan’dır. Çünkü teknoloji ile insanlar hayatını kolaylaştırmayı başarmış ve giderek daha büyük adımlara imza atmıştır.

Teknoloji gelişmeli ki insanlarda gelişmeli.

Teknoloji insanların hayatını kolaylaştırdıkça insanlar teknolojiyi dahada geliştirme çabasına düşmüştür çünkü insanlar teknolojiyi geliştirdiğinden dolayı hayatlarını kolaylaştırma, Para kazanma ve daha rahat yaşam kârını almıştır.

Bu yüzen insanlar hayatı kolaylaştırmak için Teknolojiyi geliştirme çabasına düşmüştür.

Son olarak Çinliler tarafından Sophia isimli bir robot üretilmişti ve bu robot giderek geliştirilmişti.

Robotu üretmelerinin nedeni satarak para kazanmak ve robotun hayata katkısını izlemek.

Bir robot geliştirildiğinde artık ev işlerini yapabilecek ve geliştirildikçe dahada çok katkı sağlayabilecekti. Hayat kolaylaşacaktı.

Hatta bazı efsanevi ve kurgu filmlerinde robotların öyle gelişeceği ve dünyanın onların olmasını isteyeceğini film olarak vizyonlarda sergilemişlerdi.

Teknoloji geliştikçe yeni rauntlar ve yeni başlangıçlar atılmıştır.

Teknoloji gelişsin fakat insanlık ölmesin!

Teknoloji geliştikçe bombalar, Silahlar vs. Saldırı ürünleri üretilmektedir.

İnsanları birbirine sevgiyle bağlayacak bir teknolojik alet henüz üretilmedi.

Bomba, Silah vs. üretileceğine birazda insanları sevgiyle birbirine bağlayacak ve yakınlaştıracak düşmanlığı sona erdirecek teknolojik alet üretilse insanlık için dahada yeni bir raunt ve daha güzel bir teknolojik çağ olur.

Teknoloji sadece hayatı kolaylaştırmaz.

Teknoloji, teknolojiyi kullanan insanları eğlendiredebilir. Mesela oyunlar bilgisayar yazılımları ile bir oyun üretmekte ve sizi eğlendirmektedir.

Teknoloji zamanınızı geçirmenize yardımcı olur.

Ayrıca teknolojide hâla yeni rauntlar atılmakta ve teknoloji ile güzellik bakımları sağlamaktadır insanlar.

Teknoloji ile estetik olunabiliniyor.

Teknoloji dünyanın etrafını saran ozon tabakası gibidir.

Ozon tabakası demişken uzayda bulunan uydular bile teknolojiktir.

Uzayda merak ettiklerimizin cevabını bulmamıza yarayan o alet uydular, uzay istasyonu, roket vs.

Kısacası teknoloji hayatımıza büyük bir farklılık katar.

AŞK VE SEVGİ

Kendinize hiç sordunuz mu? Aşk ve sevgi nedir diye. Aşk ve sevgi çok ayrı şeylerdir. Ne zaman karşı cinsden birine bir şeyler hissetmeye başladınız işte o zaman aşk başlıyordur. Ancak o anı düşünürsünüz. aklınız hep onunladır, mantıklı düşünemezsiniz.  İlk aşık olduğumda ilk beşinci sınıfdaydım. Aşık olmak demeyelim de aşık sanmıştım kendimi. Gerçek aşkı ise lise 3. sınıfta tattım. Onu düşünmeden duramıyor her anımda yanımda olmasını istiyordum. Hatta ona aşkımı göstermek için yüzük almıştım ve kabul etmişti. Tabi gençlik aşkıydı. Hani ilk aşklar unutulmaz derler ya gerçekten doğruymuş.

Sevgide ise aklınız durmaz. Daha mantıklı düşünürsünüz. 

Her aşkın güzelliği vardır. Ama bazı aşklar kavuşamadan bitmek zorunda kalabilir. Bazen anneler babalar aşklara karşı çıkarak onay vermezler. İnsan hayatında iki kez aşık olabilir mi? Bence olabilir. 

Gerçek sevgiyi bulmak büyük bir mutluluktur. Çok defa sevdiğini sanırsın. Ancak gerçek sevgiyi bulduğunda diğerlerinin sevgi olmadığını düşünürsün. Onunla her konu da uyum sağlarsın. Aşk ve sevgi bence aynı anda olmalıdır. Aşık olduğun kişiyi sevmen gerekir. Sevmediğin değer vermediğin kişiye zaten aşık da olamazsın. 

Birde günümüzde yaşanan aşk ve sevgiler. Ah ah nerede o eski aşklar. Aşkı için insanlar dağları delmişler, aşkı için insanlar canlarını vermişler. Günümüze baktığımızda aşkın önüne maalesef para geçmiştir. Aşk mı? Para mı? Bence her ikisi de. Ama birini seçmek zorunda kalırsam para derim. Çünkü parasızlık günümüz şartlarında karın doyurmuyor. Para varsa aşk da vardır sevgi de vardır. Bir çok boşanmanın sebebi parasızlıktır. İnsanalar her ne kadar birbirlerini çok sevseler de aşık olsalar da para olmadığı zaman maalesef birbirlerini kırmak zorunda kalıyorlar. Benim sıralamam önce para sonra sevgi ve sonrası aşk’tır.

Aşk ve sevgi çok güzel duygulardır. İnsanlar birbirlerini menfaatsiz sevsinler, birbirlerine aşklarına sahip çıksınlar. Saygılar.

TÜRK EĞİTİM SİSTEMİ VE OKUL YÖNETİMİ

Eğitim nedir sorusu ile başlayabiliriz. Davranış değişikliği yaratma gücü diyebiliriz. Eğitim sistemi yine değişti dediğimizde aklımıza gelen 2-3 şey var. Sınav sistemi, ders programı, not sistemi. Türk eğitim sistemi en başından beri seçkinci eğitimi model olarak benimsedi. Yaşı 30 üzeri olanlar çok iyi hatırlarlar. Eskiden anadolu lisesi, fen lisesi vardı ve bu okulların sayısı azdı. 

Benim çocukluğumda ilkokul 5 yıl, ortaokul 3 yıl, lise 3 yıl olarak ayrılırdı. O yıllarda şimdiki kadar olanaklar yokken bizler okumak için çok uğraşırdık. Okula gitmek için sabahın erken saatinde yola düşerdik. Ortaokulu ve liseyi okumak için köyden uzakta bulunan ilçeye köy dolmuşları ile giderdik. Köy dolmuşları aylık ücret dahilinde taşıma yapar ve bu parayı her aile kendisi öderdi. Şimdi bakıyoruz taşımalı eğitim var. Taşıma ücretini devlet ödüyor, öğle yemeğini devlet karşılıyor ve hala daha memnun olmayan insanlar hala daha memnun olmayan öğrenciler var maalesef. 

Bizim yıllarımızda yani 80’li yıllarda kitaplar para ile satılırdı. Kitap alabilecek para bulamazdık. Şimdi ise kitaplar öğrencilerin ayağına kadar geliyor. Ödev verildiğinde kütüphanelerde bulunan ansiklopedilerden faydalanmak için günlerce sıra bekler ve içinde ulaşmak için aradığımızı konuyu arar dururduk. Şimdi her şey daha kolay. Öğretmen ödev mi verdi. Yaz internete onunla ilgili bir sürü cevap önüne dökülsün. Yani hazıra kon. Hiç emek harcamadan araştırma yapmadan, okumadan bilgisayardan konuyu indir ve ders yaptım diye sevin.  Ne dersi yaptın. Okuma zahmetinde bile bulunmadın. Okumadan derslerini yapan bir çok öğrenci derslerinde başarısızdır. Annem, babam bana hiç bir zaman ders çalış demedi. Soru soracak kimsem yoktu. Çünkü soracağı kişiler zaten okuma yazma bilmiyorlardı. Kendi kendimize okuduk. Ama o eski öğretmenler elleri öpülesi öğretmenler. Anne babamız bizi okula teslim ederken ilk söyledikleri şey şuydu. Öğretmen, çocuğumun eti senin kemiği benim sözüydü. 

Bence eğitim sistemi ile oynayıp durmaktan vazgeçilmelidir. Dön eski sisteme bak herşey nasıl düzeliyor. Ama eskiye dönünce eski öğretmenlere verilen değeri, saygıyı da öğretmenlere vermek gerekiyor. Öğrenci öğretmenine saygı gösterecek. Öğrenci öğretmenini dövmeye kalkmayacak. Aileler çocuklarını terbiyesizliğe alıştırmayacak bak eğitim sistemi nasıl düzeliyor. 

Eğitim şartları eğitim düzeyi hızla değişti. Günümüz şartlarında artık liseyi bitiren bir insana  cahil gözü ile bakılıyor. Her çocuğun mutlaka en az 4 yıllık bir lisansı bitirmesi gerekiyor. Eğitim sisteminde Üniversitelerde de sistem değişikliği olması gerekir. Her yer işsiz dolan Üniversite mezunu ile dolmaya başladı. Ya herkes direk istediği üniversiteye gitsin yada daha seçici olunsun ki eğitim seviyesi de artsın. 

Eğitim nedir sorusu ile başlayabiliriz. Davranış değişikliği yaratma gücü diyebiliriz. Eğitim sistemi yine değişti dediğimizde aklımıza gelen 2-3 şey var. Sınav sistemi, ders programı, not sistemi. Türk eğitim sistemi en başından beri seçkinci eğitimi model olarak benimsedi. Yaşı 30 üzeri olanlar çok iyi hatırlarlar. Eskiden anadolu lisesi, fen lisesi vardı ve bu okulların sayısı azdı. 

Benim çocukluğumda ilkokul 5 yıl, ortaokul 3 yıl, lise 3 yıl olarak ayrılırdı. O yıllarda şimdiki kadar olanaklar yokken bizler okumak için çok uğraşırdık. Okula gitmek için sabahın erken saatinde yola düşerdik. Ortaokulu ve liseyi okumak için köyden uzakta bulunan ilçeye köy dolmuşları ile giderdik. Köy dolmuşları aylık ücret dahilinde taşıma yapar ve bu parayı her aile kendisi öderdi. Şimdi bakıyoruz taşımalı eğitim var. Taşıma ücretini devlet ödüyor, öğle yemeğini devlet karşılıyor ve hala daha memnun olmayan insanlar hala daha memnun olmayan öğrenciler var maalesef. 

Bizim yıllarımızda yani 80’li yıllarda kitaplar para ile satılırdı. Kitap alabilecek para bulamazdık. Şimdi ise kitaplar öğrencilerin ayağına kadar geliyor. Ödev verildiğinde kütüphanelerde bulunan ansiklopedilerden faydalanmak için günlerce sıra bekler ve içinde ulaşmak için aradığımızı konuyu arar dururduk. Şimdi her şey daha kolay. Öğretmen ödev mi verdi. Yaz internete onunla ilgili bir sürü cevap önüne dökülsün. Yani hazıra kon. Hiç emek harcamadan araştırma yapmadan, okumadan bilgisayardan konuyu indir ve ders yaptım diye sevin.  Ne dersi yaptın. Okuma zahmetinde bile bulunmadın. Okumadan derslerini yapan bir çok öğrenci derslerinde başarısızdır. Annem, babam bana hiç bir zaman ders çalış demedi. Soru soracak kimsem yoktu. Çünkü soracağı kişiler zaten okuma yazma bilmiyorlardı. Kendi kendimize okuduk. Ama o eski öğretmenler elleri öpülesi öğretmenler. Anne babamız bizi okula teslim ederken ilk söyledikleri şey şuydu. Öğretmen, çocuğumun eti senin kemiği benim sözüydü. 

Bence eğitim sistemi ile oynayıp durmaktan vazgeçilmelidir. Dön eski sisteme bak herşey nasıl düzeliyor. Ama eskiye dönünce eski öğretmenlere verilen değeri, saygıyı da öğretmenlere vermek gerekiyor. Öğrenci öğretmenine saygı gösterecek. Öğrenci öğretmenini dövmeye kalkmayacak. Aileler çocuklarını terbiyesizliğe alıştırmayacak bak eğitim sistemi nasıl düzeliyor. 

Eğitim şartları eğitim düzeyi hızla değişti. Günümüz şartlarında artık liseyi bitiren bir insana  cahil gözü ile bakılıyor. Her çocuğun mutlaka en az 4 yıllık bir lisansı bitirmesi gerekiyor. Eğitim sisteminde Üniversitelerde de sistem değişikliği olması gerekir. Her yer işsiz dolan Üniversite mezunu ile dolmaya başladı. Ya herkes direk istediği üniversiteye gitsin yada daha seçici olunsun ki eğitim seviyesi de artsın. 

Herkes okusun. Kimse cahil kalmasın. Ama öncelikle öğrencilere kitap okuma alışkanlığı kazandırılırsa çocuklar kötülüklerden uzak duracaklardır. 

Saygılar…

Eğitim şartları eğitim düzeyi hızla değişti. Günümüz şartlarında artık liseyi bitiren bir insana  cahil gözü ile bakılıyor. Her çocuğun mutlaka en az 4 yıllık bir lisansı bitirmesi gerekiyor. Eğitim sisteminde Üniversitelerde de sistem değişikliği olması gerekir. Her yer işsiz dolan Üniversite mezunu ile dolmaya başladı. Ya herkes direk istediği üniversiteye gitsin yada daha seçici olunsun ki eğitim seviyesi de artsın. 

Herkes okusun. Kimse cahil kalmasın. Ama öncelikle öğrencilere kitap okuma alışkanlığı kazandırılırsa çocuklar kötülüklerden uzak duracaklardır. 

Saygılar…

Anne ve Çocuk

Anne ve baba olmak demek kendinden önce bir canlının varlığını, duygularını ve hayatını önemsemek demektir. Çocuğunuza verdiğiniz değer her şeyin üstündedir. Günümüzde kadınların özellikle iş hayatında yer almaları nedeniyle anne ve çocuk arasındaki ilişkiler sorun yaratmaktadır. Yoğun iş hayatı nedeniyle bir çok anne çocukları ile yeterince vakit geçiremiyorlar ve kendilerini yetersiz hissederek üzülüyorlar.

İşten yorgun gelen anne babalar çocukları ile yeterince vakit geçiremezler. Anne babanın yokluğu evdeki düzenin bozulması anlamına gelir. Anne etkisi çocuk üzerinde çok etkilidir. Çalışan anneler mecburen çocuklarını bakıcılara teslim etmektedirler. Elde imkan varsa çocukların bakıcı yerine aile büyüklerine teslim edilerek aile büyükleri ile vakit geçirmesi çocuk açısından daha iyi olabilir.

Sağlıklı bir tutum oluşturulmazsa çocuklarda davranış bozuklukları, alt ıslatmalar, becerilerinde gerilemeler ortaya çıkmaktadır. Bütün bunların sebebi zaman zaman ayrı kaldığı annesinin ilgisini çekmek için olabilmektedir. 

Annelik çok güzel bir duygudur. Çocuk anne rahmine düştüğü anda aileler çok sevinirler. Anne hamilelik döneminde zor süreçlerden geçebilir ve bu durumda eşlerin yardımı çok önemlidir. Anne bebeğini kucağına aldığında anlatılamaz bir duygu içindedir. Çocuk geceleri ağlar anne ilgilenir. Uykusuz geceler başlar. Çocuk büyümeye başlayınca anne de biraz nefes alır. Ama çocukları 50 yaşını da gelse anneler için o hala bir çocuktur.

Son yıllarda üzülerek belirtmek istiyorum bir çok evladı annesine bakmayarak annelerini üzmektedirler. Yaşlı bakım evlerine göndermektedirler. Unutmayalım bizler çocukken annelerimiz saçlarını süpürge ettiler. Bu gün yaşıyorsak annelerimizin duaları sayesindedir. Annelerimize sahip çıkalım. Cennet annelerin ayağının altındadır. 

Kime Göre Moda

Moda en temel tanımı ile değişimi ifade etmektedir. İnsanların nasıl yeme içme ve barınmaya ihtiyacı varsa modaya da ihtiyacı vardır. Zamanla bu ihtiyaç öncelikle bayanları farklı olanları giymeye itmiştir. Belirli bir akıma göre farklı giyim tarzları modayı oluşturmuştur. Ülkemizde yavaşta olsa bir giyim tarz oluşumu günümüze kadar gelmiştir. Son yıllarda ülkemizde bir çok modacı dünyada tanınmaya başlamıştır. Uzun süren savaşların sonunda ülkemizde kılıf kıyafet devrimin yapılması ile birlikte kadınlarda çarşaf yerine elbise ve şapka kullanımı başlamıştır. Erkekler ise şalvar yerine pantolon ve fes yerine şapka takmaya başlamışlardır. 

Moda her yıl değişmektedir. 90’lı yıllarda yani bizim çocukluk dönemlerimizde yırtık pantolon giymek herkes tarafından kınanırdı. Yırtık pantolonlar yamalarla kapandıktan sonra giyilirdi. Bol paçalı pantolonlar moda idi. Günümüze baktığımızda yırtık kot pantolonları moda olarak karşımıza çıkarılmıştır. 

Moda her yıl değişmektedir. Çok iyi hatırlıyorum bir zamanlar mor moda iken artık bütün canlı renkler yani beyaz, sarı, yeşil, mavi, kırmızı renkler moda da ön plana çıkmaktadır. Aslında moda kendine yakışanı bulmak ve giymektir. İnsan giydiğini kendine yakıştırıyorsa işte gerçek moda odur. Moda adı altında saçma sapan kıyafetler maalesef üretilmekte ve bir çok gence kötü örnekler olmaktadır. 

Son bir yıldır moda olan stiletto marka ayakkabılar yazlık açık modelleri eklenerek kullanılmakta ayrıca, renkli ve şeffaf babetlerin modası devam etmektedir. Modayı bir çok insan takip ederken bir çok insan ise modanın yanına yaklaşmamaktadır. Çünkü moda bitmez. Her yıl firmalar pazarda mallarını pazarlayabilmek için fikirler geliştirmektedirler. Kot pantolon dar paça modası, çorabın bile babet çorak modası çıkmıştır.

Moda elbiselerin yanı sıra saat, araba, telefon alanlarında da kendini göstermektedir. Önceleri saat takmak moda iken cep telefonları çıkınca saat takmanın bir önemi kalmamıştır. Modaya ayak uydurabilmek için para da gereklidir. İnsanların gelirleri iyi olursa moda tutar. Hatta zayıflamak bile moda olmuştur. Bir çok insan moda uğruna zayıflamaktadır. Bunun tam tersi olarak kilo almakta bir modadır. Müzik kliplerinde zencileri oynatmakta bir modadır.