Ev / Yazarın Günlüğü / Makaleler / Çanakkale İçinde Vurdular Beni

Çanakkale İçinde Vurdular Beni

Bilir misiniz Çanakkale içinde vurdular beni / Ölmeden mezara koydular beni sözleriyle hepimizin hatırlayacağı bir Çanakkale Türküsü vardır. Bu türkünün bir Kastamonu Türküsü olduğunu bilir misiniz. Çoğunuz bu türküyü bir Çanakkale Türküsü olarak algılarsınız. Ama bu yanlış bir bilgidir ve bu türkü bir Kastamonu Türküsüdür. Türkünün hikayesini anlatmayacağım. Türkünün nasıl kayıt altına alındığını anlatacağım. Çanakkale Zaferinin yıl dönümüdür. Rahmetli Muzaffer Sarısözen radyoda Çanakkale Zaferi hakkında bir program yapacaktır. Kastamonu’nun son dönemde yetiştirmiş olduğu en önemli ozanlarından biri olan İhsan Ozanoğlu’nu arar. Akşam bir Çanakkale Zaferi programı yapacağını söyler ve ondan bir türkü ister. Ozan dediysek sadece ozan değildir İhsan Ozanoğlu. O bir öğretmendir, bir ozandır, bir din adamıdır yani anlayacağınız donanımlı ve hemen hemen her alanda onlarca kitap yazabilecek bilgiyle donatılmış bir bilge insandır. Bugün Kastamonu Halk Kütüphanesinde onun el yazması ile yayımlanmamış onlarca kitap bulunmaktadır. Geri dönelim konumuza. İhsan Ozanoğlu, Muzaffer Sarısözen’in isteğini kabul eder. Kendisinin arayamayacağı için Sarısözen’e kendisini aramasını ve türküyü çalacağını söyler. Muzaffer Sarısözen kabul eder. Akşam İhsan Ozanoğlu’nu arar ve İhsan Ozanoğlu yanında küçük oğlu ve bağlamasıyla bir telefon kulübesine girer ve radyo yayınına Çanakkale Türküsünü çalmaya başlar ve TRT Radyosu da bunu kayıt eder. Muzaffer Sarısözen kimdir bilir misiniz. Hani o dinlediğimiz, zaman zaman dilimize dolanan türküler vardır ya işte onları derleyen, notaya döken ve kayıt altına alan, bugünlere ulaşmasını sağlayan, fedakar ve çoğumuzun ismini bilmediği müzik adamlarından biridir. Eğer bugün bir türkü arşivimiz varsa ve o türküler unutulmadıysa bu konudaki en önemli çalışmayı Muzaffer Sarısözen yapmış ve bunu başarmıştır. İşte böyledir dostlar Çanakkale Türküsünün menşei ve kayıt altına alınması konusu. Biraz da Kastamonu’dan bahsedelim. Türk tarihinin ölüm kalım savaşı olarak kabul edilen bütün savaşlarında Kastamonu’nun rolü büyüktür. Her savaşta en çok şehit veren illerin başında gelir hem de kadınıyla, erkeğiyle, yaşlısıyla, genciyle ve çocuğuyla bu mücadeleye gönül vermiş ve İnebolu Limanına inen mühimmatı canı pahasına Anadolu’ya ulaştırmış ve bu yolda da bir çok şehitler vermiştir. Şehit Şerife Bacı’nın hikayesini ve nasıl öldüğünü okursanız ne demek istediğimi anlarsınız. Türkülerimiz nedir bilir misiniz? Türkülerimiz bizim hayat hikayemizdir. Kah Çanakkale’de ölmeden mezara konulduğumuzun hikayesidir kah Giresun’un içinde iki sokak arasında vurulduğumuzdur. Türkülerimizin kıymetini bilelim dostlar. Onlar nasıl atalarımızın hayat hikayesiyse bugün yazılacak türküler de gelecek nesillere bizim hayat hikayemizi anlatacaktır. Bir Cerrahpaşa türküsü örneğin. Kanserin nasıl bir illet olduğunu ve nasıl başımıza bela olduğunu anlatır.  Unutmadan her sene bir şehir Çanakkale Türküsünü sahiplenmeye kalkar ve bu bize aittir diye açıklama yapar. TRT bu konuda bir açıklama yaparak Türkü’nün kaydının TRT’de olduğunu ve bu türkünün bir Kastamonu Türküsü olduğunu açıklar. Bedri Rahmi Eyüpoğlu’nun dörtlüğüyle bitirmek isterim yazımı. Zifiri karanlıkta gelse şiirin hası / Ayak seslerinden tanırım / Ne zaman bir köy türküsü duysam / Şairliğimden utanırım.

hakkında Giza

Giza

İlgini Cekebilir

E-Ticaretin Püf Noktaları Satış Potansiyelinizi Arttırmanın Yolları Nelerdir

E-ticaret insanlara büyük kolaylıklar sunmaktadır. 7/24 saat alışveriş imkanı, daha çok çeşit ürün sunulmakta, ürünler ile ilgili ayrıntılı bilgiler verilmekte, satıcılar daha çok müşteriye hızlı bir şekilde ulaşabilirler, İnsanlar beğendikleri ürünleri daha ucuza alabilmekte olup satın aldıkları ürünler evlerine kadar gelmektedir. İnternetten alışverişin güvenli firmalardan yapılması gerekmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: