Reishi Mantarı

GANODERMA MANTARI NEDİR?

Ganoderma mantarı, reishi mantarı olarak da bilinmektedir. Uzakdoğu da 4000 yıldır kullanılan şifalı bir bitkidir. Ganoderma mantarı ormanlık alanlarda ve güneş görmeyen yerlerde ağaç gövdelerinde yetişmektedir. Bulması çok zor olan bu mantar şifa kaynağıdır. Reishi mantarı Japonya’da kansere karşı kullanılmaktadır. 

GANODERMA MANTARININ FAYDALARI: Birçok hastalık vücutta toksinlerin birikmesi sonucu vücut fonksiyonlarının dengesini kaybetmesi sonucu meydana gelir. Ganoderma mantarının yapılan bilimsel araştırmalar sonucunda bağışıklık sistemini güçlendirdiği, antioksidan etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Karaciğer bozuklukları, kanser, diyabet, hipertansiyon, gibi rahatsızlıklar için devam eden tedavinin yanında besin desteği olarak tercih edilmektedir.

Reishi mantarı dolaşımı güçlendirmektedir. Araştırmalar reishi mantarının sinir sistemi üzerinde yatıştırıcı ve sakinleştirici özelliği olduğunu ortaya koymuştur. Uyku düzenine yardımcı olmaktadır. 

Ganoderma mantarının vücutta çalışması şu şekilde olmaktadır.

TARAMA: 1-30 gün arasında ganoderma içerisinde bulunan aktif bileşenler vücut fonksiyonlarını düzenlemeye başlar. Bu evrede ganodermanın vücuttaki toksinleri ve gizli rahatsızlıkları tetkik etmesi noktasında sahip olduğu hassas ama belirgin etkileri hissedilir. 

DÜZENLEME: 1-12 ay arasında ganoderma bileşenleri vücutla etkileşime girerek iyileştirici etki gösterir. 

İNŞA: 6-24 ay arasında bağışıklık sistemini güçlendirerek vücudu yenilemeye ve onarmaya başlar. Bu evrede iyileşme süreci gözle görülür bir şekilde hissedilir.

YENİLEME: 1-3 yıl arasında vücut fonksiyonlarını optimal düzeyde muhafaza etmeye devam eder.Ganodermanın uzun süreli kullanımının sağladığı faydalar görülür. 

Ganoderma içerisinde bulunan polisakkaritler pirinç ve patates gibi gıdalar içerisinde bulunan polisakkaritlerden çok farklıdır. 

Organik germanyum ganodermaya önemli şifalı nitelikler kazandırmaktadır. Organik germanyum ganoderma içerisindeki miktarı bitkinin kanserle savaşma da gösterdiği etkinlikle doğru bağlantılıdır

Geçmişten Günümüze Giyim Serüveni

Çocukken hatırlıyorum da babam bana giymem için bir pantolon aldığında o kadar çok sevinirdim. Bizler küçükken yamalı pantolonlar giyerdik ve o bile yeni sayılırdı. Büyümeye başladıkça artık yamalı yada yırtık elbise giymekten utanmaya başlamıştık. Bir pantolon yada bir tişort, gömlek ancak bayramdan bayrama alınırdı. İlk okula giderken bir tane siyah gömleğim vardı. Her hafta yıkanır yıkanır aynısı giyerdim. Liseye giderken sadece 1 ceket ve bir pantolonum vardı, her gün aynı giysileri giyerdim. Hele hiç unutmam pembe bir gömleğim vardı ne sağlam bir gömlekmiş. 

Şimdiki zamana bakıyorum da çocuklar bir giydiği elbiseyi tekrar giymek istemiyor. Bizim eskiden orası burası yırtık diye giymeye utandığımız pantolunları yeni nesil moda diye giyip sokakta geziyor. Üstüne o yırtık giysiye bir sürü de para verip alıyor. 

Şimdi kendi çocukluğumu düşünüyorum birde kendi çocuklarımı. Çocuklarımın giyeceği bir sürü giysisi var. Biraz solmaya yada eskimeye başlayınca hemen mızmızlanmaya başlıyorlar ne zaman kıyafet alacağız diye. Benim ise bilmem belkide çocukluktan gelme alışkanlık kıyafetim eskiyinceye kadar giyerim. Mecbur kalmadıktan sonra kendime giyecek almam.

Birde isterseniz evlerde alınıp da giyilmeyen bazaların altlarındaki giysiler. Neymiş efendim modası geçmiş. Moda, insanın kendine yakıştırdığı giysidir. Moda diye diye yıllarca bizlere, gençlerimize gereksiz yere para harcattılar. Bu yıl mor modaymış, geçen yıl siyah modaydı. Her yıl giyim üstüne çalışan firmalar yeni bir moda çıkarmak zorunda. Maalesef bizler de bir şekilde reklamlardan etkilenerek yada o, bu ne der diye yaptığımız gereksiz bir sürü harcamam. Kim ne derse desin moda insanın kendine yakıştırdığıdır. 

Bir mağazaya giriyorsun bir çok insan giysilerin birini çıkarıyor birini giyiyor. Görevliler katlıyor bir başkası hemen arkasından tekrar başkaları bozuyor. Birde dikkatime çeken erkekler giyim mağazasında dolaşırken gözüne kestirdiği bir kıyafeti hemen alırlar. Kadınlar ise bir tek kıyafetin yüzlerce kez tekrar tekrar denerler dururlar….

Bayanlar İçin Evde İş Fikirleri

Bayanlar için evde bir çok işler vardır. Fakat öncelikle bir çok insanın iş fikirlerine açık olması gerekiyor. İnsanlar rahat alanlarını terk etmedikleri sürece, televiyondan ayrılmadıkları sürece hangi iş olursa olsun başarısız olacaklardır.

Evde bulunan kadınların hemen hemen hepsinin de akıllı telefonları var. Telefonlardan enbazi.com sitesine üye olarak para kazanabilirler. 

Kadınlar evlerinde el işi yapıp bunları sosyal medya sayfalarında paylaşarak bir çok müşteriye ulaşabilirler ve satış yapabilirler.

Diğer aileler için yemekler hazırlanarak kazanç elde edilebilir. İnsanlar bu günlerde oldukça yoğunlar. Bir çok insan çalıştığı için yemek hazırlamaya vakitleri olmayabilir. Aşçı olarak hizmet vermeye başlayın. Bir kaç aile ile anlaşarak onların yemeklerini ücreti karşılığında yapabilirsiniz.

Bir çok network marketing firması var. Bu firmaları araştırarak ürünleri kaliteli olan ve iyi para kazandıran firmalara üye olarak satışlar yapabilirsiniz. Ekip kurarak ekip kazancından para kazanabilirsiniz. Eğer network yapacaksanız önce yakın çevrenizden başlamanız gerekiyor. Yakın çevrenize sattığınız ürünlerin tanıtımını iyi yaparsanız mutlaka sizden ürün alacaklardır. Fakat hatırlatmak istiyorum. Bu işler oturarak olmaz. Biraz emek vermek, zaman ayırmak ve pes etmemek gerekiyor.

E-Ticaretin Püf Noktaları Satış Potansiyelinizi Arttırmanın Yolları Nelerdir

E – TİCARETİN PÜF NOKTASI

E-ticaret bir ürünün internetten alınması ve satılmasıdır. İnternet ticareti geleceğin sektörü olarak hızlı bir şekilde büyümektedir. E- ticaretin önemi günümüzde giderek artmaktadır. İnternet üzerinden satış yapan firmaların ürünleri kaliteli olmak zorundadır. Ürünleri kalitesiz olan firmalar internet ticaretinde başarılı olamazlar. 

E-ticaret insanlara büyük kolaylıklar sunmaktadır. 7/24 saat alışveriş imkanı, daha çok çeşit ürün sunulmakta, ürünler ile ilgili ayrıntılı bilgiler verilmekte, satıcılar daha çok müşteriye hızlı bir şekilde ulaşabilirler, İnsanlar beğendikleri ürünleri daha ucuza alabilmekte olup satın aldıkları ürünler evlerine kadar gelmektedir. İnternetten alışverişin güvenli firmalardan yapılması gerekmektedir.

E-ticaret  bir çok insan için gelir kapısı oluşturmuştur. Bir çok firmalar ürünlerini network marketing sistemi, yani tavsiye yöntemi ile insanların hizmetine sunmaktadırlar. Bu firmalar ev hanımları için, maaşı yetmeyen insanlar için iş fırsatları sunmaktadır. Gelecek de bütün ticaret yapan firmalar internette olmak zorunda kalacaklardır. Çünkü artık bir çok insan oturduğu yerden internetten alışverişini yapmaktadır. Hatta o kadar ileri gitti ki bir çok kişi yemeğini bile internetten sipariş etmektedir. 

E-ticaret yapan firmalar direk tüketici ile muhatap olduklarından arada bulunan aracıları çıkararak kaliteli ürünlerini daha ucuza pazarlamaktadırlar. Stok yapmadan ürün satışı yapabilmektedirler. Depo, dükkan kirası, eleman, elektrik, telefon, fax, vb. giderlerini azaltarak kazanç sağlarlar. 

21. yüzyılın sektörleri internetten satıştır. Herkesin elinde cep telefonu ve interneti olduğu sürece e-ticaret işi giderek büyüyecek bir sektör haline gelecektir. E-ticareti devlette desteklemektedir. Çünkü e-ticaret yapan bir firma vergi kaçıramaz. Vergilerini zamanında ödemek zorundadır. 

E-ticaretin bazı dezavantajları da bulunmaktadır. Satıcı ile müşteri birebir iletişim kuramaz, müşterinin almak istediği ürünü canlı canlı görme imkanı yoktur, kargo süreci sıkıntı yaratabilir, satın alınan bir ürün geri iade kısmında sorunlar yaşanabilir. 

Bütün bunlara rağmen bence güvenli ve kurumsallaşmış firmalardan alışveriş yapmak her zaman tüketiciler için bir avantajdır. 

Bitkilerin Kralı

GANODERMA LUCİDUM

Ganoderma lucidum mantarı bitkilerin kralı olarak adlandırılmaktadır. Ganoderma mantarı, kırmızı mantar, reishi mantarı olarak da bilinmektedir. 4000 yıllık bir geçmişe sahip olan ganoderma lucidum uzakdoğu ülkelerinde uzun ve sağlıklı yaşamak için yüzyıllarca kullanılan bir bitkidir. Bu yüzden özellikle Japonya, Çin, Amerika’da pek çok doktor ve hasta tarafından kullanılmaya başlanmış ve çok önemli sonuçlar alınmıştır.   

Ganoderma Lucidumun Tarihçesi: Çok eski yıllara dayanmaktadır. Eskiden sadece imparatorların kullanmışlardır. Halk dan biri bu mantarı bulduğu zaman imparatora teslim etmek zorundaydı. Teslim etmediği taktirde kişi cezalandırılırdı. Ganoderma mantarının enerji verici etkisi olmasından ve hücreleri yenileyerek yaşlanmaya karşıtı olması nedeniyle imparatorlar için çok özel ve değerli olduğu bilinmektedir.

Ganoderma mantarı sert ve odunsu bir yapıya sahiptir. Ganoderma mantarı güneş görmeyen yerlerde ve ağaç gövdelerinde yetişmektedir. Her ağaç gövdesinde çok az bulunur ve yetiştiği ağacı kurutmaktadır. Bu mantar doğada çok nadir bulunmaktadır.  Acımtırak tadından dolayı yenilmez. Ancak işlem gördükten sonra tüketilebilmektedir. Suyun içerisinde haşlanan mantarın suyu içilerek vücuda girmesi sağlanır.

Son yıllarda bir çok firma ganoderma mantarının üretilmesi için çok özel şartlar hazırlayarak bu mantarı doğadaki ile eşdeğer özelliklerde yetiştirmektedir. Mantarın eksratını çıkararak insanların günlük hayatta kullandıkları ürünlerin içerisine koyarak insanların hizmetlerine sunmaktadır. Bir kaç firma mantarın özütünü kahvelerin içine koyarak farklı aromalarda sunmaktadır. 

Yapılan bilimsel ve tıbbi araştırmalar sonucunda; ganoderma mantarının bağışıklık sistemini güçlendirdiği, antioksidan etkiye sahip olduğu, kanserle savaştığı kanıtlanmıştır. Yine şeker ve tansiyonu dengelediği, solunum yollarına iyi geldiği, kilo kontrolüne yardımcı olduğu, cilt problemlerine, baş ağrılarına, sedef, egzama, mantara iyi geldiği tespit edilmiştir. 

Ganoderma mantarını nefes alıp veren herkes kullanabilir. Ganoderma lucidumu kan sulandırıcı etkisinden dolayı hemofili hastalarının ve hamile kadınların kullanmaları  sakıncalı olabilir. 

Kağıt Nasıl Yapılır?

KÂĞIT NASIL YAPILIR?

     Nasıl yapılır köşemizde bugün kağıdın üretim aşamaları var. Öncelikle kağıdın tarihçesinden biraz bahsedelim.

     Günümüzde kağıt yazı yazmak başta olmak üzere, ürün paketleme, ev duvarlarını süsleme gibi birçok alanda kullanılmaktadır. İlk olarak Kağıt milattan önce 2500-2000 yılları arasında, Nil Nehri kıyılarında bulunan saz ağaçlarından yapılmış olup buna Papirüs adı verilmiştir bitki liflerin ezilmesi ile elde edilen Papirüs kağıdını ilk şekli olarak bilinmektedir. Daha Sonraları hayvan derilerinin inceltip kurtulması ile parşömen kullanılmaya başlandı. Bugünkü bildiğimiz Kağıt ise milattan sonra 105 yılında ortaya çıktı. Çin’de ilk kez Kağıt hamuru hazırlanarak bugünkü Kağıt üretiminin önü açıldı. Bununla birlikte yerli Kağıt üretiminin temelleri Osmanlı döneminde atıldı. İlk kağıt üretimi 15. yüzyılda Kağıthane’de başlamıştır. Cumhuriyetin ilanıyla Kağıt fabrikalarının sayıları hızla artmıştır.

     Kağıdın hammaddesi selülozdur. Bu madde bitkilerin hücre duvarında bulunur. Ağaçların işlenmesiyle Kağıt için gerekli selüloz elde edilir. Su ile karıştırılarak homojen bir karışım ortaya çıkar. Elde edilen kağıt hamuru dövülme işlemine gönderilir. Bu işlem ile liflerin özel yüzeyi 4-6 kat artar, lifler incelir ve esneklik kazanır. Ayrıca hamur sudan arındırılmaya çalışılır. Çıkan su pompalar yardımıyla tekrar kullanılmak üzere çekilir. Kağıdın suya karşı direncinin arttırılması, su tabanlı mürekkeplerin etkisiyle kağıdın yırtılmasını engellemek amacıyla kağıt hamuruna reçineler katılır. Daha sonra Bu karışım mürekkepler ile karıştırılarak gerekli beyazlık elde edilmeye çalışılır.  sudan arındırılmış olan hamur ince bir şekilde serilerek sıcaklığı 100 santigrat dereceyi bulabilen bir fırına verilir. Daha sonrasında kağıda nişasta sürülür. Nişasta lifler arasındaki boşluklara yerleşerek kağıdın daha pürüzsüz bir hale gelmesini sağlar. Son durumda Kağıt rulo halinde sarılır. Bu rulolar 1000 kilometre uzunluğundadır. Bir fabrikada günde üretilen kağıtlarla Türkiye’nin bir ucundan diğer ucuna şerit çekilebilir.

     Bir araştırmaya göre dünya Kağıt tüketimi 400 milyon ton civarında olduğu hesaplanmaktadır. Ülkemiz Kağıt tüketiminde dünya ölçeğinde 16’ncı sırada yer almaktadır. Türkiye’de yaklaşık 6milyon ton civarında Kağıt tüketilmektedir.

     Ülkemizde son verilere göre 48 adet kağıt fabrikası bulunmaktadır. Türkiye kağıt ve kağıt imalatında yaklaşık 2400 firma faaliyet göstermektedir. Türkiye’de kişi başı Kağıt tüketimi 75 kilogram/yıl olup dünya ortalaması olan 57 kilogramdan yüksek gelişmiş ülkelerin ortalamasından çok aşağıdadır.

Spor Zamanı

Spor denilince çoğu insanın aklına koşu futbol veya basketbol gelir oysa ki yüzme kayak eskrim gibi birçok bilinmedik en azından bizim ülkemizde fazla tercih edilmeyen sporlar vardır insanlar bu sporları fazla sevmez veya sevmeyebilir belki de incelendiğinde çok güzel sporlar oldukları görülebilecektir. Bizim ülkemizin erkek nüfusunun %80 i futbolla yatar kalkar desem abartmış olmam heralde futbolun delisiyizdir adeta özellikle biz erkekler ne bileyim benim için futbol bir aşktır bir tutkudur özellikle sevdiğim takımın maçlarını takip etmezsem uyuyamam diyebilirim biraz abartmış olabilirim tamam kabul ediyorum ama ne bileyim tuttuğum takımın hazırlık maçlarını bile izlemek stadtaki oynanan neredeyse her maçına gitmek bana biraz delilik geliyor düşününce

Sizlerinde en favori spor dalı koşu,basketbol,voleybol gibi alanlar olabilir aslında koşuyu bende severim insanın haftada en az 3 gün 1 er saat olmak üzere koşmasını öneririm. Bana sorarsanız bunu uyguluyor musun  diye hayır derim bu size komik gelmiş olabilir ne bileyim yılda bir gün koşarım ama o kadarda değil iyice boşlamam. Voleybol ise futboldan sonra en sevdiğim spor olabilir yeteneğim de gayet iyidir voleybola karşı  futboldan sonra en sık voleybol oynarım heralde sanırım bunun nedeni futbol arkadaşlarımın da bir o kadar voleybol oynuyor olmasıdır aman önemli olan spor yapmak değil mi canım spor spordur işte hepsini umarım basketbol oynamam da zamanla artar.

En sevmediğim spor ise veya alışamadığım spor diyebilirim golf ve tenistir nedeni belki o sporları oynayacak kadar elit olmamam veya yine yaşadığım ülkenin genel halkına baktığımızda çoğunlukta olmayan golf tenis anlayışının bende de olmayışıdır. Yanlış anlamayın bu sporlar kötüdür demiyorum sadece bana uygun değil gerçeği daha önce neredeyse hiç oynamadım belki oynasam seveceğim bilemeyiz ama ne zaman oynarım orası meçhul işte diyecek olacağım şu ki bence her insanın bir spor ile ilgilenmesi gerekir hem insanını sağlık açısından hem de sosyal açıdan geliştiren spor gerçekten çok yararlı bir alandır benim için umarım spor alışkanlığı olmayan dostlar da bu yazıyı okuduktan sonra spor yapmaya başlar.

Kişisel Gelişim

Kişisel gelişim nedir. Kişisel gelişim aile, okul, çevre gibi faktörler tarafından sizi ulaştırılan noktadan sonra sizin ulaştıklarınız kişisel gelişim olarak açıklanabilecektir. Kişisel gelişiminizin önüne bir çok engel çıkabilir. Bu engeller çevreniz, aileniz, arkadaşlarınız gibi şeyler olabilir ama en önemli engel kendinizsinizdir bunu hiç unutmayın. Kişi bazen kendini engelleyebilir. Önemli olan kendinizi aşmanızdır. Kişisel gelişiminiz için öncelikle size tavsiyemiz yabancı dil öğrenmenizdir. Zira Türkiye’deki kaynaklar sınırlıdır. Uluslararası alanda geçerli olan bir çok bilgiye sınırlı ulaşabiliriz. Yabancı dil sizi dünyaya açacaktır. İhmal etmeyin. Genel kültür konusunda kendinizi geliştirin. Genel kültür nedir? Bir ortamda otururken konuşulan her konuda bir şeyler söyleyebilecek durumda olmanızdır. Bunun da yolu facebook paylaşımlarından okuduklarınız değildir. Dünyada olup bitenleri takip etmeniz gerekir. Bu size yeni bir ufuk açacaktır. Gününüzün belli bir kısmını kitap okumaya ayırmalısınız. En azından kendinize okumak için bir saat ayırın. Araştırıcı olun. Mutlaka araştırın. Ama facebook, instagram gibi alanlardan saçma sapan bilgiler değil gerçek araştırmalar yapın. Örnek verecek olursak gözünüze konsolide bütçe denen bir terim çıktı. Bunu araştırabilirsiniz. Zaman ayırın ve bunun ne olduğunu öğrenin. Sanat ve müziğe mutlaka ilgi duymalısınız. Bir söz vardır hani her insan bir enstrüman çalmayı öğrenmeli. Emin olun bu size tahmin edemeyeceğiniz bakış açıları kazandıracaktır. Sinema ve tiyatro önemli sanat dallarıdır. Bunlardan haberdar olun.  Sporla ilginiz mutlaka olmalı. Spor dedikse ülkemizdeki spor anlayışı futboldur unutmayın bunu aşmanız lazım. Dünyada onlarca spor dalı var. Futbolla sınırlı kalmayın. Teknolojiyi ve dünyadaki gelişmeyi takip edin. Dünyanın nereye gittiğini takip edin. Örneğin yapay zeka nedir bunu öğrenin. Unutmayın teknoloji çok hızlı ilerliyor.Tüketen insan olarak sınırlı kalmayın üretken insan olabilirsiniz. Kitap yazabilirsiniz veya youtube videosu çekebilirsiniz. Aşın kendinizi. Ekonomiyi mutlaka bilmelisiniz. Ekonomi günümüzün en önemli alanı. Unutmayın devletler bile bunun üzerinden savaşıyor artık. Tarih okuyun, tarih bilincinizi oluşturun. Tarih deyince Türk Tarihi ve Osmanlı Tarihi ile sınırlı kalmayın. Dünya tarihini de öğrenin. İşte yabancı dilin burada da önemi anlaşılıyor. Gezmeye zaman ayırın. Gez dedikse Avrupa, Amerika değil imkanlarınız doğrultusunda Doğu Anadolu, Trakya, Ege gezin. Kendiniz için para harcayın ama bu telefonunuzu değiştirmek değildir. Bir tarz oluşturun kendinize ve bu tarzınızı geliştirerek değiştirin. Zamanınızı iyi yönetin. Zamanınızı sizden çalan şeylerden uzaklaşın. Örneğin yedi sekiz saat uyumanıza gerek yok. Bir saat geç yatın yukarıda sayılanlardan birini yapın. Sosyalleşin, sosyallaşme deyince çevreniz değildir kastımız. Bir kursa gidebilirsiniz. Bir tura çıkabilirsiniz. Yeni insanlarla tanışmayı ihmal etmeyin. Öğretici olun. Bunu yapabilmeniz için öğrenmeniz lazım. Öğrendiklerinizi paylaşın, aynı zamanda bu sizin bilgilerinizi unutmamanızı da sağlayacaktır. Daha bir çok madde sayabiliriz. Bence biraz da siz araştırın ve gerisini siz öğrenin. Hepiniz her gün yeni şeyler katan, gelişen insanlar olmanız dileklerimle. 

Android Cihazlarda Root Nedir? Neden Root Atılır?

Root nedir? Root android işlemcili telefon kullananlar için önemlidir. Root telefonun yetkilerini kullanıcının eline alması ve istediği değişikliği yapma yetkisi tamamen kullanıcıda olması için yapılan işlemdir. Üretici bu yetkiyi kullananın hatalı işlemlerini engellemek için telefonları rootlanmış olarak vermez. Her telefon için root işlemi farklıdır ve kullanılan android sisteme göre değişiklik gösterebilir. Peki root işlemi ne işe yarar. Root işlemi sonucu telefonunuza firmalar tarafından konulan ve uygulamadaki reklamlardan kurtulabilirsiniz. Telefonunuzda kaldırmak istediğiniz ama üreticinin izin vermediği uygulamaları silebilirsiniz. Ama bu uygulamaları silerken dikkat edilmesi ve sistem dosyalarının silinmemesi gerekmektedir. Telefonunuzun donanım özelliklerini değiştirebilirsiniz. Örneğin kulaklık sesini yükseltebilir, flash ayarlarını yükseltebilirsiniz. Ekran özellikleriyle oynayabilirsiniz. Bu tip işlemleri yaparken telefona ağır yük bindireceğinden telefona zarar verebilir buna da dikkat etmelisiniz. Telefonunuzdaki ara yüzü değiştirebilir başka bir ara yüz programı kullanabilirsiniz. Artı özellikler katabilirsiniz. Bazı uygulamaları uyutarak telefonunuzun üzerindeki yükü kaldırmanızı normal bir telefon engellerken rootlanmış bir telefonda bu işlemi yapabilirsiniz. Bu işlemi yaparken de sistem dosyalarını uyutmamaya dikkat ediniz. Zira telefonun çalışmasında aksaklıklara sebep olabilirsiniz. Tam anlamıyla yedekleme yapabilirsiniz. Youtubeyi arka plana atabilir, Youtube reklamlarını kaldırabilirsiniz. Güvenlik yamalarını rahatlıkla yapabilirsiniz. DNS değiştirebilirsiniz. Yani satın almadan ücretli programlar yükleyip yama kullanarak bedava kullanabilirsiniz. Gelelim eksilerine. Telefonunuz garanti dışında kalacaktır. Güncellemeler otomatik gelirken rootlanmış telefona hiç bir güncelleme gelmez. Bu güncellemeleri elinizle kendiniz yapmak zorunda kalırsınız. Yapacağınız ayarlar özellikle telefonunuzun donanımına zarar vererek telefonunuzun ömrünü kısaltır. Hatta yakabilirsiniz. Telefonunuz hiç açılmaz hale de gelebilir. Root yapan arkadaşlarımıza tavsiyemiz eğer bu işlemi yapacaklarsa küçük küçük başlamaları ve öğrenerek devam etmeleridir. Telefonunuzun takip edilmeyeceğini bulunamayacağını düşünerek kesinlikle illegal işlemler yapmayın. Zira ip numarasından telefonunuz kolayca bulunabilir ve başınız belaya girebilir. Teknolojiyle uğraşmayı seven, yeniliklere açık arkadaşların bu işlemleri yapması daha sağlıklı olacaktır. Zira yaptığınız root işlemiyle hatalı bir işlem yaparak telefonunuzdan da olabilirsiniz. Bizim tavsiyemiz telefonunuzu fabrika çıkış ayarlarıyla ihtiyacınız olan programları yükleyerek kullanmanızdır. Çünkü kullandığımız telefonların hemen hemen hepsi yurt dışından geliyor ve dolar üzerinden satın alıyoruz. Unutmayın ki telefon pahalı bir makinedir. Onun için bu işlemleri yaparken çok dikkatli olmalısınız. Her şeye rağmen ben bu işlemi yapacağım diyen arkadaşlara da kazasız, belasız bir rootlama dilerim.

Kripto Paralar

Kripto para elektronik para veya dijital para olarak adlandırılabilir.  Bilinen bankacılık sistemlerine ve para birimlerine bir alternatif olarak gelişmiştir. Herhangi bir devlet otoritesine bağlı olmadığı görülmektedir. Bir çok büyük firma kripto parayı alışverişlerinde kabul etmişlerdir. Örneğin Lombargini kripto parayı kabul eden ilk otomotiv şirketidir. Kripto para sınırlı sayıda üretilebilen bir şeydir. Bilgisayar ağları üzerinden bir nevi maden kazma tarzı bir üretim yöntemi vardır. Kripto paranın değeri ise iniş ve çıkışlar göstermekte ama genel olarak bakılacak olursa her geçen yıl yükselmektedir. İlk kripto para bankamatiği Kanada’da açılmış bulunmaktadır. Kripto parada da kazanma ve kaybetme riski bulunmaktadır. Kripto paranın denetimsiz olması ve bankacılık sistemine zarar vereceğinden dolayı bazı ülkeler tarafından engellemeye çalışılmış ve gelen tepkiler üzerine bu engellemeler azalmıştır. Wekeleks belgelerine göre kripto para geleceğin finans sistemi olarak görülmektedir. Kripto paranın tespit edilememesi, el konulamaması gibi özellikleriyle suç örgütleri için de önemli bir finans kaynağıdır. Dünyada yaklaşık 250 bin kişi kripto paraya sahiptir. İlk kripto para Bitcoin olarak bilinmektedir. Bitcoin ile ilk alışveriş 10 bin Bitcoin karşılığı bir pizza alınmasıdır. Kripto parayı anlamak için kriptografinin ne olduğunu öğrenmemiz lazım. Peki nedir bu kriptografi? Kriptografi okunabilen bir verinin başkası tarafından görülmesini engelleme yani şifreleme anlamına gelmektedir. Kripto paranın normal paradan farklı olarak  bazı ayrıcalıklı özellikleri vardır. Merkeziyetsizlik, para ve sahip kayıtları, para ve basma kuralları, sahipliğin sadece sahibi tarafından ispat edilmesi, paranın sadece sahibinin emri doğrultusunda sahip değiştirebilmesi, aynı para için alınan birden fazla emirlerden sadece birinin yerine getirilmesidir. Önümüzdeki G20 toplantısında yani gelişmiş 20 ülkenin katılabildiği toplantıda kripto paralarla ilgili bir başlık açılarak bu konunun görüşüleceği bildirilmiştir. Bu da kripto paranın geleceğinin ne kadar parlak olduğunun bir kanıtı olarak görülebilmektedir. Hatta bazı ülkeler kendi kripto paralarını üretmeye başlamıştır. Türkiye de bu konuda harekete geçilmiştir. Türkiye de kendi kripto parasını basmak üzere 11. kalkınma planına alındı. Uluslararası ticarette Bitcoin ilk olarak Türkiye ile Rusya arasında buğday ticaretinde kullanılmıştır. Kripto paranın çökmesi de imkansız gibi görünse de böyle bir durumda dünya ekonomisinin çökmesi anlamına gelecektir. Bu durumda sadece kripto para sahipleri değil bütün dünya ekonomileri etkilenecektir. Eğer bir kripto para alacak ya da bu sektöre girecekseniz verdiğimiz bilgilerin size yararı olacağı gibi daha derin bir araştırma yapmanızı ve mantığını çözmeye çalışmanızı tavsiye ederiz. Umarım bir gün bu yazıyı okuyanlardan biri ya da bir çoğu kripto paradan zengin olanlar arasına girerler. Şimdiden çıktığınız veya çıkmayı düşündüğünüz bu yolda başarılar dilerim.